Performansa Dayalı Ders Çalışma Programı Nasıl Hazırlanır – 1 Bölüm

Bu yazıyı tüm meslektaşlarımın ve öğrenci arkadaşlarımın okumasını istiyorum. Buna hepimizin ihtiyacı var. Artık bunu bilmek buna göre hareket etmek zorundayız. Çünkü MEB’inde, ÖSYM’nin de öğrenciden tek beklentisi “performans”tır. Bir yıl içinde nasıl çalıştığın, hangi zaman dilimlerinde ders çalıştığın önemli değildir. Sınavda kaç net yapıp, kaç puan aldığın önemlidir. Çünkü buna göre yerleştirme yapılıyor.

Ders çalışma programını nasıl hazırlamalıyız? Bu konu bütün okullarda ve dersanelerde öğrencilerimizin temel sorunu niteliğinde. Ama hep eksik uygulamalar nedeniyle öğrencilerimiz yanlış yönlendiriliyor. Çünkü çalışma saati, süresi diye bir şey söz konusu değildir. Söz konusu olan tek şey akşam yatarken öğrencinin içi rahat mı? O gün yapması gereken programı yapmış mı? Elde etmesi gereken performansı elde etmiş mi? Herkes buna bakıyor. Çoğu öğrenci de bunun yüzünden ya programı uygulamıyor ya da verim elde edemiyor.

Öğrencilerin genellikle şu düşüncelerle ders çalışma programı hazırlamak istiyorlar:

“Hocam, ben ders çalışmayı bilmiyorum.”
“Sizce hangi saatlerde çalışmalıyım.”
“Hergün farklı derslere mi çalışmalıyım.”
“Puanı yüksek olan derslere mi çok zaman harcamalıyım yoksa zayıf olduğum derslere mi?”
“Ders çalışmamı sağlayacak bir program lazım bana, hocam siz birşeyler yapın da odama asayım.”
Bu gibi farklı farklı sebeplerle öğrencilerimiz rehberlik servisine gelmektedir. Kimisi evde bulunsun diye kimisi kendini kontrol ettirecek bir mekanizma ihtiyacından dolayı bu programlara ihtiyaç duymaktadır. Bu konuda yanlış uygulamalar yapılmakta olduğunu gözlemliyorum. Yanlış programlar hazırlamaya yönlendirilen öğrenciler bu programları uygulamaya zorlanmaktadırlar. Netice hep bildiğimiz sonuç:

“Hocam bir haftadır deniyorum, olmuyor.”
“Bir iki gün uyguladım sonrasında gevşedi gitti.”
“Demek ki da çözüm değilmiş, bir türlü süreklilik sağlayamıyorum.”
Peki başarıya götüren ders çalışma programı nasıl hazırlanmalıdır? Artık eğitim sistemimiz değişti arkadaşlar. Okullarda bile artık performans ödevleri diye bir şey var. Ürüne dönük bir yaşam beklentisini programlarımıza da yansıtmalıyız. Emin olun ki daha iyi okullar ve hedefler böyle gerçekleşiyor.Belli bir programa göre çalışmaya değil bizim daha çok performansa ihtiyacımız var.

Nasıl başarılı olunur?

Öncelikle öğrenci hedefini bilmelidir. İlk nokta da kendimize ulaşılabilir ve somut hedefler üretmemiz lazım. Çünkü buna uygun program hazırlamalıyız. Mesela arkadaşlar, “Google”, bildiğimiz üzere çok büyük bir kitleye hitap eden büyük bir şirket. Gelin bakalım bu başarıya nasıl ulaşmışlar. Google’den yine araştırıp bakabilirsiniz. Google’nin şirketinde yüzme havuzundan, oyun salonuna; kitap okuma salonundan, masaj ve uyku odalarına kadar herşey var. Şirkette çalışma prensibi şöyle: Patron, hergün sabah iş dağıtımı yapıyor ve karşılığında tek beklentisi akşam iş çıkışında o işlerin tamamlanmış olduğunu görmek. Sabah mesai bitiminden akşama kadar herkes istediğini yapmakta özgür. İsteyengidip istirahat ediyor, İsteyen oyununu oynuyor. Ama herkes akşama kadar kendisine verilecek ödevi teslim etmek zorunda. Kimseyi belli saatlerde iş yapmaya zorlamıyor. “Sıkmak” diye bir şey yok. Diğer bir tabirle çalışan rahat bırakılıyor. İstediğin saatte ve sürede yapabilirsin. Herkes kendinin lideri oluyor bir bakıma. Şirkette bir yönetimden çok kendini gerçekleştirme esas. Yönetimin tek beklentisi mesai bitiminde herkesin kendisine verilen işi teslim etmesi. Elde edilmek istenen şey gayet basit: “performans”

Gerçekten hedeflerimize ulaşmak istiyorsak yapmamız gereken çalışma stili de buna uygun olmalıdır. Öncelikle bunu nasıl yapmalıyız. Senin hedefin ne? Beklentin ne? Sınavdan ne umuyorsun? O halde öncelikle ona uygun bir hayat düzenini yaşamına yerleştirmelisin. Örnek veriyorum sınav senin için bir “yemek” değil, “çerez” olmalı. Bunun da tek mantığı vardır. Hergün sınavdan daha büyük besinler elde etmek. Eğer günlerimiz buna alışırsa sınav günü de bize normal bir günmüş gibi gelir ve sınavı da başarırız. Diğer türlü bir yıldır midemize girmeyen ağrı bulur o günde girer. Olmayan aksilikler o gün başımıza gelir. Çünkü uzmanlar sınav kaygısının sebebini iki şeye bağlıyorlar: Zihindeki olumsuz düşünceler ve yetersiz çalışma. Yazının devamı ikinci bölümdedir.

Yorumlar

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <img> <b> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

Son yorumlar

Bu yıl hangi sınavlar olacak? Üniversite öncesi ve sonrası sınavlar ile alakalı bilgiler basında çıkan haberler tek bir adreste. Sitemiz sadece haber ve bilgi portalıdır.